Eski Ankara Büyükşehir Belediyesi başkanı Melih Gökçek, Ankara Adliyesinde ‘şüpheli’ sıfatıyla ifade verdi.

Ankara Başsavcılığı, Gökçek hakkında ‘yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı’ iddialarına ilişkin soruşturma başlatmıştı.
Gökçek, ifade vermek üzere avukatıyla birlikte Sıhhiye’deki Ankara Adliyesine geldi.
Adliye önünde bekleyen gazetecilerin sorularını yanıtlamayan Gökçek, adliyede başsavcı vekillerinin bulunduğu koridora geçti. Ardından Gökçek’in ifadesinin alınmasına başlandı.
‘Soruşturma bittiğinde televizyonda bol bol konuşacağız’
Gökçek, ifadesinin ardından basına şunları söyledi:
“Belediye başkanlığına ilk olarak 94’te seçildim. 94’ten itibaren yaklaşık dokuz yıl muhalefette belediye başkanlığı yaptım, muhalefette. Muhalefet beni didik didik etti. Tam 500 tane soruşturma ve inceleme geçirdim, 500 tane. Ve bunların hepsine ifade verdim. Düşünebiliyor musunuz? SHP iktidarı, DSP iktidarı, ANAP iktidarı benden her şeyi sordu. Sormadığı şey kalmadı.
Hani meşhur bir laf vardır; ‘Bir sıçrarsın çekirge, iki sıçrarsın, üçüncüsünde yakalanırsın.’ Ama ben 500 sefer sıçradım ve hepsinden istisnasız…
Benim ifade vermediğim konu yoktur. Allah kısmet ederse, savcılığın yaptığı soruşturma bitecek, ondan sonra neticeyi alacağız, hepinizle televizyonda bol bol konuşacağız. Melih Gökçek konuşmayan adam değildir, çekinen adam da değildir.”
Gökçek hakkındaki soruşturma
Onlar TV’den gazeteci Murat Ağırel, Gökçek ailesinin Almanya’da yaptığı ‘milyonlarca dolarlık yatırım’ı anlatmıştı.
Ağırel’in haberine göre ‘Melih Gökçek ve ailesi, sıfır ciro ve sıfır çalışanı Holding üzerinden Almanya’nın Düsseldorf kentinin en nezih Sokağı’nda 220 milyon liraya 16-18 daireli bir bina satın almış’.
Resmi belgelere göre binanın ederi 3 milyon 850 bin avro. Tadilatla birlikteyse yaklaşık 4,5 milyon avro.
Haberin ardından Ankara başsavcılığı, 29 Ağustos’ta Gökçek hakkında ‘gerçeğin ortaya çıkarılması için’ soruşturma başlatmıştı.
Gökçek sosyal medyadan kendisini “Allah’ın izniyle veremeyeceğim hesabım yoktur. Gerekli bilgileri savcılığa vereceğim… Kendimi Türk adaletine teslim ediyorum” diye savunmuştu.
31 Ağustos’ta soruşturmada tanık sıfatıyla ifade veren Ağırel, gazetecilere şunları söylemişti:
“Melih Gökçek, oğlu Ahmet Gökçek ve eşi Hülya Gökçek Almanya Düsseldorf kentinde ‘HAMAG’ adında bir şirket kurdu. HAMAG, sıfır ciro ve sıfır çalışanla, 30 bin avro sermayesi olan bir şirket. 2024’te bir anda 3 milyon 800 bin avro mal varlığına sahip oluyor. Bu mal varlığı 15 daire ve iki ticari alandan oluşuyor.
Sonrasında Velbert şehrinde 18 daire ve beş ticari alanın olduğu bir alışveriş merkezine evriliyor. Orası da 8 milyon 700 bin avro değerinde bir yerdi. Buraya iki defa sözleşme yapılıyor. Önce Hülya Gökçek adına yapılıyor.
Sonrasında burası ‘HAMAG’ adıyla tekrardan holding oluyor ve sözleşme yeniliyor ama sözleşmenin şartları yerine getirilmediği için bu satış gerçekleştirilemiyor. İstikamet Lüksemburg’a çevriliyor. Lüksemburg’da iki kişiden aldığım bilgiye göre yaklaşık 180-200 milyon avro gibi rakamlara bir alışveriş merkezinin pazarlığı yapılıyor. Bu alışveriş merkezinin pazarlığındaysa uzlaşma sağlanamıyor ve burayı almaktan vazgeçiyorlar.
Buranın içerisindeki kişilerle ilgili bütün haberleri anlattım.”
Ağırel, 1 Eylül’de de soruşturmanın genişletileceğini yazmıştı.
Aynı gün Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), 7 Ağustos’ta Gökçek’in yanısıra ailesi, Beyaz TV Ankara ve Osmanlı Spor yöneticileri ve ihaleye fesat karıştırdığını öne sürdüğü kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. ABB’nin suç duyurusundaki iddia ‘suç örgütü’ kurulduğu yönünde.
Gökçek, 2 Eylül’de şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.